11 Ağustos 2010 Çarşamba
Ben yaptım oldu mu?
5 Ağustos 2010 Perşembe
HASAT
Bal hasadı yörelere göre yapılıyor. Kestane bal hasadı yapıldı. İşlerimizin çokluğu nedeniyle ancak yazabiliyoruz. Kaynak sıkıntısı yaşadığımızdan ve bazı denemelerimden dolayı geçen seneki ortalamayı tutturamadık ama; Allah azından bereket versin.
Ana arıyı kafese aldığımız kovanlardan memnun kalmadım. Çevredeki arıcılar sordukları için kendim denemek zorundaydım. Hem verim alamadım hem de bir kolonide ana arı yapıp yumurtaya başlamış. Kara kovan peteklerinden randıman aldım, tavsiye ederim.
Hasadın anlamı ürün kaldırma, ekin biçmedir. Ektiklerini biçmesi, yaptıklarının karşılığını alması çok güzel. İnsanlar çocuklarının doğumundan itibaren onlara iyi bir gelecek sağlamak ve onların iyi bir eğitim alması için fedakarlık yaparlar. Çocukların üniversiteyi bitirip işini alması çok güzel!Türkçe öğretmeni olan çocuğumun atanması bizim hasadımız oldu. Tüm arıcılara sağlık ve mutluluklar dileğiyle...
Ana arıyı kafese aldığımız kovanlardan memnun kalmadım. Çevredeki arıcılar sordukları için kendim denemek zorundaydım. Hem verim alamadım hem de bir kolonide ana arı yapıp yumurtaya başlamış. Kara kovan peteklerinden randıman aldım, tavsiye ederim.
Hasadın anlamı ürün kaldırma, ekin biçmedir. Ektiklerini biçmesi, yaptıklarının karşılığını alması çok güzel. İnsanlar çocuklarının doğumundan itibaren onlara iyi bir gelecek sağlamak ve onların iyi bir eğitim alması için fedakarlık yaparlar. Çocukların üniversiteyi bitirip işini alması çok güzel!Türkçe öğretmeni olan çocuğumun atanması bizim hasadımız oldu. Tüm arıcılara sağlık ve mutluluklar dileğiyle...
23 Haziran 2010 Çarşamba
NE DÜŞÜNÜRSÜNÜZ?
Zaybir yönetim kurulu arıcı ziyaretlerinde.
İki esnaf birbirinden nefret ediyordu.Hırslı bir rekabet vardı aralarında.Bir gün bu esnaflardan biri dükkanının bodrumunda bir lamba buldu.Onu temizlemek için ovalarken içinden bir cin çıktı.Cin adama sordu:
'Dile benden ne dilersen!Yalnız bir kural var.Kendine ne dilersen,iki mislini karşındaki komşuna vereceğim.Çok zengin,sağlıklı ve mutlu olmayı dilersen,iki katını karşı komşuna vereceğim.Şimdi karar ver ve isteğini söyle.'
Adam düşündü ve dileğini söyledi.'İşimin yarısını kaybetmek istiyorum.'
Bana sorsalardı bu sene için ne kadar bal hasatı dilersin diye.Çin ortalaması derdim.Tabi sizlere de iki katını.
12 Haziran 2010 Cumartesi
ARI ÇALIŞIR ARICI YATAR
Arıların bal çekmeye başladığı bugünlerde biz arıcılar diğer zamanlara nazaran biraz daha rahatız.Yapılacak işler her zaman vardır.Bugün kuvvetli kovanların birinci ballıklarından bal çekilen çıtalardan 4-5 tanesini ikinci ballıklara alıp yerlerine kabarılmış petekler verdim.İnşallah her şey güzel olacak.
31 Mayıs 2010 Pazartesi
Fotoğraflar Anıları Tazeler
1975-76 yılı mezunu Zonguldak Sanat Okulu mezunu elektrik bölümü sınıf arkadaşları hocamızla beraber Amasra'da bir araya gelerek eski anıları tazeledik.Çok güzel bir gün yaşadık.Tekrar bir araya gelmek dileğiyle ayrıldık.
28 Mayıs 2010 Cuma
BALA HAZIRIZ
Arıcıların tek düşüncesi bal akımından önce arılarını yeterli yoğunluğa ulaştırmaktır.Üretim kovanlarını destek kovanlarından takviye alarak yeterli düzeye getirdik,destek kovanlarından ana arı ürettik.Bal için arılarımızı hazırladık.Biz bize düşeni yaptık,bundan sonrası bizim dışımızda.
Hikayeyi hepiniz bilrsiniz.Adamın evli iki kızından, önce biri ziyarete gelir.Nasılsınız diye sorduğunda baba bütün arazilerimize buğday ektik.Önümüzdeki bir ay yağmurlu geçerse inşallah ürünümüz çok güzel olacak.Babası iyi kızım demiş.İkinci kız ziyarete gelir.Nasılsınız diye sorduğunda,baba harmanların hepsine tuğla kestik.Bir ay yağmur yağmaz, aşırı sıcaklar olursa çok güzel hasatımız olacak. Babası iyi kızım demiş.Hanımıyla başbaşa kaldıktan sonra Allah ikinizin de gönlünüze göre versin demiş.
Haziranda 20-25 günlük kestane akımında arıcılar aşırı sıcaklığı ve yağmuru istemezler heralde.Allah her şeyi gönlünüze göre versin. Ürününüz bol olsun.
4 Mayıs 2010 Salı
ATEŞE DALDIK
Yukarıdaki ateş arılığımda bulunan mangal ateşidir. Zonguldak Arıcılar Birliği olan genel kongresinde sayın Selahattin Başkan’ın isteği ile yönetim kuruluna girdik. Fotoğraf her şeyi anlatıyor,yazıya gerek yok.Dereye ıslanmak için, ateşe yanmak için dalınır.
Ünlü yazar: "Başarı ve mutluluk bir arada olmaz." diyor. Günün yazısında, başarı istediğini elde etmek, mutluluk elde etiğini sevmektir yazıyor. Arıcılarla deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Peteklerin nasıl saklanacağını yazmıştım. Çok güzel sonuçlar aldım. Kabartılmış peteklerde fire vermedim. Arıları bal akımına hazırlamak gerekir. Bizim yörede üretim kovanlarına takviye yapma zamanı. Üretici arkadaşlar ürününüz bol olsun.
13 Nisan 2010 Salı
DENEMELER
Kışın hazırladığım ana arı kafes çıtalarını ballıklara verdim. Çok güzel kabartıp yandaki fotoğrafta görüldüğü gibi çıtanın tamamına yumurta döşenmiş. Mayıs ayının başında ana arıyı o çıtaya alıp ana arı ızgarası ile kapatacağım. Sonuçlarını,artılarını ve eksilerini sonra görürüz.
Kara kovan balı çok talep görüyor. Petek örmek için kullanılan mumu arıların bal tüketerek ürettiklerini biliyoruz. Yandaki foroğrafta görüldüğü gibi boş çıtayı ana arı ızgarasıyla kapatıp petek yapmalarını sağlıyorum. Onları alıp nektar akımı başlayınca ballıklara bırakıp kara kovan balı almış olacağız. Ballı baba der ki: Ya tecrübe edeceksin ya da tecrübelilerinin tecrübelerinden faydalanacaksın, biz tecrübe ettik.
3 Nisan 2010 Cumartesi
YÖREMDE ARICILIK
Arılığım Filyos-Çaycuma karayolunun kenarında olduğundan çevremde birçok arıcı arkadaş arılığımı ziyaret ediyor. Bir arıcı arkadaş ziyaretime gelip ne yaptığımı sordu. Ana arı, günlük yumurta, yiyecek kontrollerinden sonra petek düzenlemesi yapıp petek ilave ettiğimi ve şurup verdiğimi anlattım. Ben daha kovanlarıma bakmadım dedi. Konuşurken erkek arının 8-9 günde çıktığını, ana arının 11-12 günde çıktığını, hiç ana arı değiştirmediğini, sonbaharda varroa mücadelesi yaptığını, baharda yapmadığını, eski arıcı olduğunu, kitapları boşver ben daha iyi biliyorum dediğinde bal veriminde dünyada neden gerilerde olduğumuzu anladı. Daha önceki yazımda biz arıcılar her şeyi biliriz demiştim, gerçekten arıcılar her şeyi biliyor.
Bir başka arıcıyı ziyarete gittiğimde o da hiçbir kovan kapağı açmamış. Kontrol yaptın mı, diye sordum. Dışarıdan yapıyorum, arılar çalıştığına göre iyiler dedi. Bunlar gibi daha niceleri şaka değil gerçek! Arıcı sitelerini ziyaret ettiğimde çok güzel gelişmeler oluyor. Oğul vermeyen arıya servet veririm diyorlar, bizim arıcılar oğul alırız arıyı bu şekilde çoğaltırız diyorlar.12 ay varroa mücadelesi yapılıyor, bizim yörede ne kadar ve nasıl yapıldığı belli değil.Çaycuma’daki arıcılık bu noktada, daha nice örnekleri vermedim.Tek sevindirici yanı bu arıcıların arıcı birliklerine üye olmaması.Yalnız üye olmayanların sayısı üye olanlardan çok çok fazla.Biz eğitimin önemini anlatıyoruz ama kat edeceğimiz çok mesafe var anlaşılan.
Bir başka arıcıyı ziyarete gittiğimde o da hiçbir kovan kapağı açmamış. Kontrol yaptın mı, diye sordum. Dışarıdan yapıyorum, arılar çalıştığına göre iyiler dedi. Bunlar gibi daha niceleri şaka değil gerçek! Arıcı sitelerini ziyaret ettiğimde çok güzel gelişmeler oluyor. Oğul vermeyen arıya servet veririm diyorlar, bizim arıcılar oğul alırız arıyı bu şekilde çoğaltırız diyorlar.12 ay varroa mücadelesi yapılıyor, bizim yörede ne kadar ve nasıl yapıldığı belli değil.Çaycuma’daki arıcılık bu noktada, daha nice örnekleri vermedim.Tek sevindirici yanı bu arıcıların arıcı birliklerine üye olmaması.Yalnız üye olmayanların sayısı üye olanlardan çok çok fazla.Biz eğitimin önemini anlatıyoruz ama kat edeceğimiz çok mesafe var anlaşılan.
6 Mart 2010 Cumartesi
ARI KAYIPLARI
Bu sene arı kayıplarım çok fazla oldu. Şu anda %17. Emekli olduğum 2002 yılından bu zamana kadar arıcılıkta hedeflediğim noktaya geldim. Her sene koloni sayısını ve aldığım bal miktarını artırmak olan hedefime ulaşmış durumdayım. İlk koloni kayıplarında çok üzülmüştüm. Artık normal karşılıyoruz ancak her sene %3 civarında olurken bu sene çok yüksek oldu. Sebeplerini araştırdım, analiz yaptım. Kendi söylediklerimi kendim uygulamadım. Hatam şu oldu: İlkbaharda gösterdiğim ilgiyi sonbaharda gösteremedim. İstediğini almışlığın rahatlığıyla kışa erken girdim. Başkanımın normal demesi teselli oldu. Kalanlar bize yeter. Arıcıların benim hatamdan ders alması dileğiyle tüm arıcılara başarılar.
Not: Çevremde de bu şekilde kayıplar yaşanmıştır.
Not: Çevremde de bu şekilde kayıplar yaşanmıştır.
29 Ocak 2010 Cuma
TÜRKİYE’DE ARI TÜRLERİ VE IRKLARI
Dünyada günümüze kadar bildirilen 11 adet bal arısı türü bulunmaktadır. Ülkemizde bölgelere göre değişik arı ırkları bulunmaktadır. Trakya, Ege, Orta Anadolu ve Akdeniz kıyı şeridinde Apis mellifera Anatolica, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Karadeniz Bölgesinde A. m. Caucasica, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise A.m. meda.( İran arısı) ırkı arılar yaygın olarak bulunmaktadır. Ayrıca bazı bölgelerde A.m. Anatolica’nın ekotipleri(Doğu Ege Adaları, Muğla ve Trakya arısı) ve Suriye arısı ( A.m. Syriaca) da görülmektedir. ( Kaynak: Uludağ Arıcılık Dergisi)
Türkiye gen kaynakları, ekipman ve flora yönünden dünya ülkeleri arasında en ön sıralarda yer almaktadır. Ülkemizdeki belli başlı arı ırkları İtalyan Kafkas, Karniyol ve yerli ırklardır. Her ırkın yörelere göre bitki örtüsü, rakım ve nektar kaynağı ve iklim durumlara göre artıları ve eksileri vardır. İtalyan ırkı: sakindir, çoğalma kabiliyetleri fazladır. Yavru büyütme yeteneği fazladır. İlkbaharda kuvvetli koloni oluştururlar, bol nektar toplayarak çok bal yaparlar. Oğul verme meyli zayıftır. Üstün petek örme özelliği vardır ama ılıman iklimde yetişir, obur oldukları için kışın fazla bal tüketirler, yön tayin etme duyguları zayıftır ve yağmacılığa eğilimlidirler. Karniyol Irkı: en sakin ve uysal arıdır. Yavru üretme kabiliyetleri çok iyidir. Küçük aileler halinde kışladıklarından yiyecek tüketimi azdır. Polen olursa yavru büyütme uzun süre devam eder, çok sert iklim şartlarına dayanır, yön tayini ve kovanları bulma duyguları kuvvetlidir. Yağmacılığa meyilli değildir ama çok az propolis kullanırlar ve bu yüzden yavru hastalıklarına karşı hassastırlar. Sonbaharda ailenin nüfusu süratle azalır , oğul verme eğilimleri yüksektir. Kafkas ırkı: En uzun dile sahiptir, uysal ve sakindir, yavru verimleri yüksektir ve kuvvetli aileler meydana getirir, oğul verme meyilli zayıftır, propolisi çok kullanırlar. Bal verimleri yüksektir ama en kuvvetli oldukları devre yaz ortasıdır. Nosema hastalığına karşı hassasiyetleri dolayısıyla kuzey bölgelerinde kışlama durumları pek iyi değildir, yağmacılığa meyillidir.
Evet, değerli arıcılar her ırkın iyi ve kötü özellikleri vardır. İtalyan arısını çok iyi anlattıkları veya çok iyi pazarladıkları için Türkiye’nin her tarafında aynı ırkla çalışmak mı gerekir? Her arıcı kendi bölgesinin iklim koşulunu, rakımını, nektar kaynağını, nektar akış zamanını bilir ve arısını ona göre hazırlar. Birçoğumuzun bilmediği, birçoğumuzun adını uymadığı arı virüs hastalıkları vardır.
Bana göre olumsuz kış şartlarına çok dayanıklı, iklim koşullarına uyum sağlayan hastalıklara dayanıklı yavru ve bal üretim kabiliyetleri yüksek yerli ana arı yetiştirmeli ve yerli Anadolu ırkıyla çalışmalı. Anadolu arısı ( Apis Mellifera Anatolica), İngiltere ve ABD’ye götürülerek bu ülkelerdeki ıslah çalışmalarında kullanılmıştır.
18 Ocak 2010 Pazartesi
BİLGELİK DE BİR YERE KADAR
Hepimizin çevresinde bilge insanlar vardır. İnsanların başı sıkıştığında başvurduğu, açmazları açtıran çıkmazlara çare bulan bilge insanlar son zamanlarda televizyon dizilerinde gündemde. Gazetelerin köşe yazılarına da konu olan Ramis Dayı her konuda atasözü veya özlü sözlerle insanlara yol gösteriyor. Herkes başvuracağı bir bilge kişi –Ramis Dayı- arıyor.
Bilge insan yanındaki üç kişi ile beraber sokakta yürüyormuş. Yanındakilerle sohbet edip ilerlerken yol kenarında adamın biri elindeki sopa ile eşeğini dövüyormuş. Yanındakiler durup bilge insana bakmışlar. Görmezden gelip yürüse olmayacak, bir şeyler söylemek gereğini düşünmüş. Adam dönüp: “Evladım, şiddete başvuranlar günün birinde şiddete maruz kalır.” demiş. Adam dönmüş bilge kişiye: “ Evet, amca o söylediğiniz sözü ben de biliyorum da eşeğe öğretiyorum. Yem verip tımar ederken beni tepti, şiddete başvurdu.” Bilge insan bunun karşısında yoluna devam etmek zorunda kaldı.
Bilge insan yanındaki üç kişi ile beraber sokakta yürüyormuş. Yanındakilerle sohbet edip ilerlerken yol kenarında adamın biri elindeki sopa ile eşeğini dövüyormuş. Yanındakiler durup bilge insana bakmışlar. Görmezden gelip yürüse olmayacak, bir şeyler söylemek gereğini düşünmüş. Adam dönüp: “Evladım, şiddete başvuranlar günün birinde şiddete maruz kalır.” demiş. Adam dönmüş bilge kişiye: “ Evet, amca o söylediğiniz sözü ben de biliyorum da eşeğe öğretiyorum. Yem verip tımar ederken beni tepti, şiddete başvurdu.” Bilge insan bunun karşısında yoluna devam etmek zorunda kaldı.
6 Ocak 2010 Çarşamba
KIŞIN NE YAPILIR?
Ben önümüzdeki sezon ana arı kafes çıtası uygulamayı düşünüyorum. On adet yaptım. Deneme amaçlı, üretim kovanlarında uygulayacağım. Bal akımından bir ay önce ana arıyı kafes çıtasına almayı düşünüyorum. 5 seneden beri koloni takip dosyası tutuyorum. Ana arıların verimsizlerini kısa zamanda, bütün ana arıları ise 2 senede mutlaka değiştiriyorum. Ana arısı yaşlı koloniye mi yoksa genç olan koloniye mi uygulasam karar veremedim. Sonuçlarını sizlerle paylaşırım inşallah. Sabit arıcılık yapıyoruz. Kestane balı değerli, nektar kaynak paylaşımı nedeniyle bol değil, verimi artırmak zorundayız.
Bizler uzman ve usta arıcıların bilgilerinden faydalanıyoruz. Bizler de arıcılıktaki gelişmeleri deneme kovanlarında uygulayıp randıman alırsak bilgimizden faydalanmak isteyen arıcı arkadaşlara tavsiye ederiz.
31 Aralık 2009 Perşembe
26 Aralık 2009 Cumartesi
ÇAYCUMA’DA MADEN VE EĞİTİM
17 Aralık 2009 Perşembe
BARTIN'DA EĞİTİM SEMİNERİ
Selahattin Bey arı ürünleri ve varrao hakkında izleyenleri bilgilendirdi. Arı ürünlerinden baldan başka bir şey bilmeyen biz arıcılara kırk yıllık eğitimcilik deneyimiyle kendine hayran bırakan bir konuşma yaptı. Bizi bilgilendirdikleri için kendilerine sonsuz teşekkürler.
Birçok konuda karamsar olsam da arıcılığın gelişimi konusunda çok iyimserim. Seminerlere her geçen gün daha çok arıcı katılıyor. Arıcıların bilgiye açık ve aç olduklarını gördüm. Arı kolonisi, gen kaynakları, ekipman ve filora yönünden dünya ülkeleri arasında en ön sıralarda yer alan Türkiye bal üretiminde ön sıralarda değildir. Bu açığı eğitimle aşacağız. Bu konuda arıcı birlikleri üzerine düşen görevi yapmaktadırlar.
6 Aralık 2009 Pazar
BAKIŞ AÇISI
Hepimizin çevresinde ön yargılı ve kendi doğruları ile yaşayan insanlar vardır. Trende aynı kompartımanda yolculuk yapan 4 kişiden biri Nazi subayı, biri Yahudi, biri orta yaşlı bayan ve biri de genç bayandır. Tren tünele girdiğinde trenin ışıkları yanmaz; karanlıkta bir öpücük sesi ve ardından bir tokat sesi duyulur. Tren tünelden çıktığında Nazi subayının yüzünde beş parmak izi vardır. Tokadı Nazi subayının yediği bellidir. Nazi subayı der ki :(içinden) Yahudi kızı öptü, tokadı ben yedim. Genç bayan der ki: Nazi subayı orta yaşlı bayanı öptü; o da subaya tokat attı. Orta yaşlı bayan der ki: Nazi subayı genç bayanı öptü, o da subaya tokat attı; oysa beni öpseydi sesimi çıkarmazdım.
Bir olay ve 3 yorum kendi bakış açılarına göre herkes doğruyu bulmuş ama bir gerçek var. Yahudi der ki: Tren tünele girdiğinde karanlıkta kendi elimi öpüp, Nazi subayına bir tokat atmam çok iyi oldu :)
4 Aralık 2009 Cuma
ARILARDA KIŞ KAYIPLARI
Çevremde arıcı arkadaşlar arı kayıpları olduklarını haber verdiler. Yaptığım kontrollerde çoğunun arılarının kovanlarını terk ettiğini, bazılarının ana arı bir avuç işçi arı olduğunu gördüm. Birçok yerde görülen koloni çökme sendromu zannettim. Arı kayıpları olan arkadaşlar az sayıda koloni ile arıcılık yapan arkadaşlardır.
Kışın arı kayıplarının normalde % 85-90’ı insan hatalarından kaynaklandığını uzmanlar söylüyor. % 10-15 arı kayıpları normal sayılıyor. Daha önceki yazılarımda sonbahar bakımı ve kışa hazırlık yazılarımda arıcıların yapması gerekenleri yazmıştım. Kayıpları olan arkadaşlar kanımca gereken ilgiyi gösteremediler. Ben arıları kapattım, tüm arıcı arkadaşlara kayıpsız bir kış dönemi geçirmesini dilerim.
20 Kasım 2009 Cuma
PARAYI NASIL TUTMALIYIZ?
Dünyada herkesin kenarından köşesinden ilişkilendiği bir konu olan para hakkında yazmak istedim bu yazımda. Geçenlerde katıldığım nişan töreninde makas kurdeleyi kesmiyordu; makasa para değince kesmeye başladı. Para her kapıyı açar dediler. Paranın varlığı derttir; ama yokluğu da yara. Para saadet getirmezmiş, para ile imanın kimde olduğu bilinmez de para söz konusu olunca herkesin dini birdir. Paraya dağlar bile yol verir. Paralı arabasını dağdan aşırır, parasız düz yolda bile şaşırır. Parayı iyi kullanmalı yoksa para seni kullanır. Kalpazanlar sahte para basar; para da sahte insanlar yaratır. Paranın yüzü sıcaktır. Para parayı çeker ama parayı zaptetmek ( deliyi zaptetmekten) zordur. Paranın konuştuğu yerde vicdan susarmış. Para çok iyi bir hizmetkar ancak çok kötü bir sahiptir. Para insana sahip olduğunda o insan, insan olmaktan çıkıyor. İnsan paraya sahip olduğunda para artık önemli olmaktan çıkıyor. Dünyada fakir insan paradan başka hiçbir şeyi olmayandır. Para çok şeydir ama her şey değildir. Parayı kazanmak değil harcamak önemlidir. Para amaç değil araç olmalı.
Para önden gidip insana bütün yolları açar. ( Shakespeare)Eğer paranın değerini bilmek istiyorsan git bir kimseden borç iste.
(Benjamin Franklin)
Parayı bir kuşu tutar gibi tutmalıyız. Kaçmayacak gibi sıkı; öldürmeyecek kadar rahat tutmalıyız. 30 Ekim 2009 Cuma
BALIN İYİSİ NASIL ANLAŞILIR?
Bal tüketicilerinin kendilerine göre analiz yöntemleri vardır. Kimileri gazete kağıdına dökerek yakarlar; bal yanmaz ise iyidir, derler. Bazıları kokusundan anlar, bazıları da kaşıkla dökerek ip gibi uzamasından balın iyisini anlarlar. Kendi açısından haklı olabilirler ancak teknolojinin gelişmesinden tüm insanların faydalandığı unutulmaması gerekir. Balın iyisi sadece tahlil sonucu anlaşılabilir.
Bal olgunlaştıktan sonra hasat edilir.( olgunlaşma ise balın ortalama %17,8 su içermesidir.) Halk arasında kristalleşen bal, sahte bal sanılmaktadır. Balın kristalize olması nektar kaynağına bağlıdır. Balın kristalize olması çoğu kişinin sandığı gibi balın bozulması değil; fiziksel olarak şekil değiştirmesidir. Nektar kaynağına göre bazı ballar geç, bazıları erken, bazıları hiç kristalize olmaz. Glıkoz / su oranı 1, 70 düşük olan ballar şekerlenmemektedir. 2,10’un üzerinde bir orana sahip ballarda ise şekerlenme kısa sürede tamamlanmaktadır. Balda polen içeriğinin fazla olması hızlı kristalize olmasına ve bunun sonucu da kolaylıkla fermantasyonuna neden olur. Ayrıca balın kristalleşmesine depolama sıcaklığı ve üretim yapılan yerin rakımına da bağlıdır. Kristalleşen bala sahte ve kalitesizdir diyemeyiz.
Balın bozulmaması ve şekerlenmemesi için serin ve karanlık bir yerde, güneş olmayan bir yerde saklanması gerekir. Isı farkı olmamalı, buzdolabında balın yapısı bozulabilir. Kavanozun kapağı açık kalırsa nem alır ve tadı kaçar. Balın iyisi ancak laboratuarda tahlil sonucu anlaşılabilir.
20 Ekim 2009 Salı
ANI DEFTERİMDEN
Yaptığımız iyi işlerin başkaları tarafından fark edilip takdir edilmesi bizleri mennun ediyor. Arılığımı ziyaret edenlerin yazdığı anı defterimdeki yazılardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Sayın Doç. Dr. İrfan KANDEMİR hocamın yazısını aynen aktarıyorum.
Sevgili Hasan Abi,
Derslerin yoğunluğundan daha önce o kadar aramana rağmen malesef zamansızlıktan dolayı gelemediğim için özür dilerim. Ancak şimdi ne kadar hata yaptığımı anladım. Keşke daha önce sizlerler tanışmış olsaydım. Zararın neresinden dönersek dönelim kardır ve ben şu anda karda olduğumu düşünüyorum. Göstermiş olduğunuz ilgi ve alakadan müteşekkirim. Sizler ne kadar bilgilenmiş iseniz bilin ki bu karşılıklıdır ve ben de sizler kadar bilgilenmiş bulunmaktayım. Bilginin sadece kitaplarda değil değişik yer ve kişilerde olduğunu her zaman söylerim ve ne kadar çok kişi ve yer görürsem o kadar bilgili olacağımı da bilmekteyim. Sizler gibi çalışan kişileri görmek her zman ufkumu açmıştır. Onlarca genç iş yok derken sizlerin böyle çalışkan olması ve bazı şeyleri yoktan var etme çabalarınız karşısında şapka çıkartmak gerekir. Bu çabalar yanında biz de arıcılığı geliştirmek için gösterdiğiniz çalışmalar için sizleri tebrik eder, her zaman en ufak işlerde dahi sizlere yardımda bulunmaktan kıvanç duyarım. Saygılarımla Doç. Dr. İrfan KANDEMİR
Sevgili Hasan Abi,
Derslerin yoğunluğundan daha önce o kadar aramana rağmen malesef zamansızlıktan dolayı gelemediğim için özür dilerim. Ancak şimdi ne kadar hata yaptığımı anladım. Keşke daha önce sizlerler tanışmış olsaydım. Zararın neresinden dönersek dönelim kardır ve ben şu anda karda olduğumu düşünüyorum. Göstermiş olduğunuz ilgi ve alakadan müteşekkirim. Sizler ne kadar bilgilenmiş iseniz bilin ki bu karşılıklıdır ve ben de sizler kadar bilgilenmiş bulunmaktayım. Bilginin sadece kitaplarda değil değişik yer ve kişilerde olduğunu her zaman söylerim ve ne kadar çok kişi ve yer görürsem o kadar bilgili olacağımı da bilmekteyim. Sizler gibi çalışan kişileri görmek her zman ufkumu açmıştır. Onlarca genç iş yok derken sizlerin böyle çalışkan olması ve bazı şeyleri yoktan var etme çabalarınız karşısında şapka çıkartmak gerekir. Bu çabalar yanında biz de arıcılığı geliştirmek için gösterdiğiniz çalışmalar için sizleri tebrik eder, her zaman en ufak işlerde dahi sizlere yardımda bulunmaktan kıvanç duyarım. Saygılarımla Doç. Dr. İrfan KANDEMİR
GEZİP GÖRDÜKLERİMİZ...
Hayırlı bir iş için gittiğimiz Türkiye'nin en doğusu Iğdır'da çevreyi gezme fırsatımız oldu. Alican sınır kapısını gördük. Doğubeyazıt'ta sadece orada bulunulabilen meşhur Abdigöl köftesini tattık. Ağrı Dağı'nı her açıdan görme fırsatımız oldu. İshak Paşa sarayını ziyaret ettik. Fenerbahçe eski yöneticisi, iş adamı Sadettin Saran beyefendi ile tanışma fırsatı elde ettik. Güzellikleri sizlerle paylaştık.
11 Ekim 2009 Pazar
BAL TÜKETMİYORUZ!
Bal bir besin ve enerji kaynağı olarak tüketilir. Bal yüzlerce yıldır insanların birçok derdine derman olan harika besin ,mucizevi bir maddedir.Vücuttaki kalsiyumun tutulmasında, kandaki alkolün etkilerini gidermede,yanıklar olmak üzere bakteriyel gelişmenin durdurulmasında ve hızlı enerji sağlamada bal çok faydalıdır.Bir yaşından küçük çocuklar bal ile beslenemez.Bal çabuk enerjiye dönüştüğünden sporcular güç vermek ve yorgunluklarını hafifletmek için kullanılabilir.Koyu renkli balların kan yapıcı özelliği açık renkli ballara kıyasla daha fazladır.Yöremizde de bulunan koyu renkli ballardan olan kestane balı, mineral bakımından çok zengindir.Diğer ballarda bulunmayan 40 adet bileşik kestane balında vardır.Tıbbi ballar arsında kabul edilen kestane balı geç kristalize olur.Farenjit, astım, kansızlık durumlarında iyileştirici özelliği vardır.Kestane balı yapılan çalışmalarda mide ülserine iyi geldiği tespit edilmiştir.Bal hastalık için ilaç değil yan üründür, koruyucudur.Bal sıcak içilirse 7 dakikada,soğuk içilirse 15 dakikada kana karışır. Balın içerisinde su, karbonhidratlar, mineral maddeler, proteinler, enzimler ve vitaminler bulunur.Tüketiciler kristalize olan balı hileli olarak düşünürler.Balın şekerlenmesi bozulma olmayıp, elde edildiği kaynağa göre oluşabilen doğal bir olaydır.Bal üretiminde Dünyada yedinciyiz,tüketimlerde çok gerideyiz.Türkiye’de kişi başına düşen yıllık bal tüketimi 800 gramda kalırken, AB ülkelerinde bu oran 2 kiloyu buluyor. Bal üretiyoruz ama tüketmiyoruz.Sağlıklı yaşam için bal tüketin, baldan vazgeçmeyin.
1 Ekim 2009 Perşembe
DİNLENME VAKTİ
Yoğun geçen bir sezon sonunda kendimize zaman ayırıp İzmir Özdere Grand Efe otelde arıcı arkadaşım Ekrem Köse ile güzel bir tatil geçirdik. Bir yılın yorgunluğunu atmaya çalıştık. Bir gün de İzmir' i gezdikten sonra Ankara'ya geldik. Kısa bir Ankara gezisi sonrası tatilimiz sona erdirdik. Fotoğrafları da sizlerle paylaşmak istedik. Görüşmek dileğiyle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
